MÜMİNİN AHİRET İNANCI KONULU TEFSİR SOHBETİMİZDEN

0

Mizan ve Sorgu

Bu dünya hayatı ölümle son bulacak, sura üflenmesi ile kıyamet kopacak ve yeniden sura üflenmesi ile berzah alemi(kabir hayatı) sona erecek ve insanlar yeniden diriltilecekler.

Diriltilen insan bu dünyada yaptıklarının ve yapması gerekip de yapmadıklarının hesabını mutlaka verecektir. Rabbimiz bu gerçeği şöyle bildiriyor;

Rabbine and olsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız Hicr-92-93

Bu sorgu sıradan bir sorgu olmayacaktır. Öyle hassas ve adalet ile yapılacak ki kimse haksızlığa uğramayacaktır

Kıyamet gününde adalet teraziler koyarız. Böylelikle hiçbir kimse haksızlığa uğramayacak. Bir hardal tanesi bile olsa onu getirip teraziye koyacağız. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz. Enbiya 47

İşte kim zerre ağırlığınca bir hayır yaparsa onun sevabını görecek; kim de zerre ağırlığınca şer yaparsa onun cezasını görecektir. Zilzal 7-8

Adalet terazileri kurulacak ve kimse haksızlığa uğramayacaktır. Bu sorgudan sonra kimin iyilikleri kötülüklerinden fazla olursa ebediyen yaşayacağı cennete girecektir. Kimde kötülükleri iyiliklerinden çok olursa o da ebediyen kalacağı cehenneme atılacaktır.

O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır. Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmettiklerinden dolayı kendilerini hüsrana uğratanlardır Araf 8-9

O gün elimize verilecek olan amel defterimiz hesap sorucu olarak bize yetecektir. Yapıp ettiklerimiz tek tek bu deftere kaydedilmiştir. O gün bizler bu kayıtları inkârda edemeyeceğiz.

~~17.13~
Her insanın amelini boynuna astık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter. İsra 13-14

Elimize verilecek kitapta her işlediğimiz amel var. Büyük küçük demeden her şeyin yazılı olduğunu göreceğiz.

Suçluların ondan korkmuş olduklarını görürsünüz. Vay halimize derler. Bu nasıl kitapmış küçük, büyük hiçbir şey bırakmaksızın yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş, böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin kimseye zulmetmez. Kehf-49

O gün iki farklı sahne bizleri bekleyecektir;

Kitabı sağından verilen: “Alın kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum” der. Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede hoş bir yaşayış halindedir. Onlara şöyle denir: “Dünya hayatında işlemiş olduğununuz güzel amellere karşılık olarak afiyetle yiyiniz, içiniz.

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: “Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi, gücüm de kalmadı.” der. İlgililere şöyle buyurulur: Onu alın, bağlayın. Sonra cehenneme yaslayın, sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun. Çünkü o,

Yüce Allah’a inanmazdı, yoksulun yiyeceği ile ilgilenmezdi. Bu sebeple burada bu gün onun bir acıyanı yoktur. Günahkârların yiyeceği olan kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur. ”Hakka-19-35

Rabbimiz kıyamet günü kâfirler için terazi kurmayacağını bildiriyor. Yani onlar için terazi kurmaya gerek olmayacaktır. Çünkü kâfir olan kimse, hangi ameli işlerse işlesin cennete girme ihtimali yoktur. Bu sebeple onun için terazi kurulmayacaktır.~~18.103~
De ki: Size en çok ziyana uğrayanları haber verelim mi? Onlar dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, çabaları boşa giden kimselerdir. İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve Ona kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir. Onlar için, kıyamet günü, hiç bir terazi kurmayız. Kehf 103-105~~24.39~
Kâfirlerin iyi işleri engin çöllerde görünen seraba benzer. Susayan kimse onu uzaktan su sanır; ama yanına varınca, umduğunu bulamaz. Nur 39~~14.18~
Kâfirlerin faydalı işleri fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu küller gibidir. Âhirette o işlerin hiç faydası olmaz. İbrahim 18

O gün gerçekleşecek çok önemli bir sahneyi rabbimiz bizlere haber veriyor;

Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, siz de Rabbinizin size vadettiğini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. «Evet!» derler. Ve aralarından bir çağrıcı, Allah’ın lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır. Onlar, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğip bükmek isteyen zalimlerdir. Onlar ahireti de inkâr edenlerdir. İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve A’râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline: «Selâm size!» diye seslenirler. Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma! derler.(Yine) A’râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: «Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı. Allah’ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?» (ve cennet ehline dönerek): «Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz» (derler).Cehennem ehli, cennet ehline: Suyunuzdan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin! diye seslenirler. Onlar da: Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır, derler. O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı.Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz. Araf 44-51

Paylaş

Yazar Hakkında

Yoruma kapalı.