“CİHAD” KONULU 3.TEFSİR SOHBETİMİZ

0

CİHAD İBADETİ

CİHAD İBADETİNİN ÖNEMİ, FAZİLETİ VE İNSAN HAYATI ÜZERİNDE Kİ ETKİSİ

 Öncelikle kim cihad ederse kendisi için cihad etmiş olur.

Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir, hiçbir şeye muhtaç değildir.” (Ankebût: 29/6)

 Gerçek müminin işidir cihad

Müminler, ancak Allah’a ve Rasûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular ancak onlardır.(Hucurât: 49/15)

Acıklı azaptan kurtaran ve Affa vesile olan karlı bir ticarettir Cihad!

Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticâreti size göstereyim mi? Allah’a ve Rasûlüne iman eder, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz ki, bu sizin için daha hayırlıdır. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemîninden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah’tan yardım/zafer ve yakın bir fetih. Mü’minleri bunlarla müjdele.” (Saff: 61/10-13)

Safları belirleyen bir ibadet.

İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. (Nisa Suresi, 76)

 Cihad edenleri, Allah kendi rızasını kazandıracak ameller yapmayı öğretir.

Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah, muhsinlerlerle/iyi ve güzel davrananlarla beraberdir.” (Ankebût: 29/69)

Cenneti kazandıran bir ibadet

Allah Teâlâ, Cennet’e karşılık müminlerin canlarını ve mallarını satın aldı. Onlar Allah yolunda savaşırlar. Savaş meydanında şehît ve gazi olurlar. Allah’ın bu öyle bir vâdidir ki, Tevrat’ta da, İncil’de de, Kur’an’da da sabittir. Kim Allah’tan daha çok vadini yerine getirir? Yaptığınız bu hayırlı alış verişten dolayı sevinin. İşte büyük kurtuluş budur.” (et-Tevbe: 9/111)

 Allah’ın rahmetini ummaya vesiledir.

Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah’ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayan, rahmet edendir. Bakara 218

CİHAD’IN İLKELERİ VE STRATEJİSİ

 1-Bir eylemin cihad olabilmesi için, eylemin Allah’ın rızasına, onun koyduğu ilkelere uygun ve onun dininin yeryüzünde yaşanması ve yaşanılır kılınması için yapılmış olması gerekir.

 2-Yapılan çalışma düşmanın, İslam ve Müslümanlar ile ilgili palanlarını altüst edecek ve onları korkutacak nitelikte ve güçte olmalı

3-Çalışma organizeli olmalı çünkü ancak organizeli yapılar bir kuvvet oluşturabilirler.

…Müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah takvâ sahipleriyle, (din düşmanlarına karşı korkaklık göstermekten) sakınanlarla beraberdir.” (Tevbe: 9/36)

“Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.” (Saff: 61/4)

4-Cihad ta en önemli şey tebliğ ve davet çalışmalarıdır. Tebliğciler yetiştirilmeli her türlü bilgi ile donatılmalıdırlar, ilmi çalışmalar yapılmalı

5-Muktedir olunduğu takdirde insanlar için iyi olanı hâkim kılmak ve insanlık için zararlı olanı ortadan kaldırmak için çaba sarf etmek

6-Sadece bedenimizle veya sadece zamanımızı harcayarak cihad etmemizin yeterli olmayacağı bilinci ile gücümüzün yettiği kadar mallarımızı da bu uğurda sarf etmemiz. Bunu yapmadığımız takdirde kendi ellerimizle kendimizi tehlikeye attığımın farkında olmalıyız.

7-Fiili olarak müminlere saldıranlara ve İslam’ın yayılmasına engel olanlara karşı fiili olarak mücadele etmek.

Sizinle savaşanlarla; Allah yolunda siz de savaşın. Fakat haksız yere saldırmayın.” (el-Bakara: 2/190)

Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir. Bakara 216

8-Cihad ederken başkalarının kınamasından çekinmemek hak bildiği davada sabırla ve kararlılıkla mücadele etmek

Ey iman edenler! Sizden kim mürted olur/dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve Kendisini seven, mü’minlere alçakgönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah’ın, dilediğine verdiği lutfudur. Allah’ın lutfu ve ilmi geniştir.” (Mâide: 5/54)

9-Cihad ederken hakkı ile cihad etmeli cihad için ne gerekiyorsa onu yapmalı

وَجَاهِدُوا فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ

Allah uğrunda gereği gibi cihad edin……. (Hac-78)

10-Kimse zorlanmamalı sadece teşvik edilmelidir.

Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Mü’minleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah’ın gücü daha çetin ve cezâsı daha şiddetlidir.” (Nisâ: 4/84)

11-Cihad ibadeti yapılırken bu ibadet her şeyden önde gelmelidir.

De ki: ‘Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabânız, kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz ticâret, hoşlandığınız meskenler (evler, konaklar, köşkler) size Allah’tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin.’ Allah fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez.” (Tevbe: 9/24)

12-Cihad da tavizsiz davranmak ve çok kararlı olmak gerekir

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ  وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ  وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

Ey peygamber! Hakikati inkar edenler ve ikiyüzlüler ile amansızca mücadele et ve onlara karşı kararlı ve ödünsüz davran. Ve [eğer tevbe etmezlerse] varacakları yer cehennem olacaktır. O, ne kötü bir varış yeridir! (Tahrim-9)

CİHAD EDİLMEMESİNİN SONUÇLARI

Dua ederiz de duamız kabul edilmez:

Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Nefsimi yed-i kudretinde tutan Allah’a andolsun ki; siz ya iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız, ya Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz, fakat dualarınız kabul edilmez. Tirmizî, Fezâilü’l-Cihad 2, hadis no: 1621

Can güvenliğimiz kalmaz:

Müslümanlar gözlerimizin önünde öldürülür ama sadece gözyaşı döker, kahretsin deriz

Mal güvenliğimiz kalmaz

Dünyayı yöneten zalimler yer üstü ve yar altı kaynaklarımız sömürürler. Ancak bizler sadece seyretmek durumunda kalırız.

Toplumda Ahlak namına hiçbir şey kalmaz

Toplumun ahlakını ifsat ederler.Ancak bizim gücümüz olmayacağı için hiçbir şey yapamayız.

Düzenli ibadetleri dahi(namaz,oruç vs) yapamayacak hale geliriz

Sevbân radiyallahu anh’dan: (Allah Resulü (s.a.v) buyurdu

Yemek yiyenlerin büyük tabağa üşüştükleri gibi insanların size karşı birleşip üşüşmeleri yakındır. Biri sordu: Acaba o zaman biz sayıca az mı olacağız? Hayır, bilakis siz o zaman sayıca çok olacaksınız. Fakat siz selin sürüklediği çerçöp gibi dağınık olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu çıkartacaktır. Sizin kalplerinize de vehen atacaktır” buyurdu. Vehen nedir, ey Allah’ın Resulü?” diye sorduklarında şöyle buyurdu: Dünya sevgisi ve ölüm korkusu.( Ebu Davut-melahim 5)

Müslümanın onuru, şerefi ve haysiyeti ayaklar altına alınır ama hiçbir şey yapamayacak duruma düşeriz.

Ebu Davud’un (3462) İbn Ömer’den rivayet ettiğine göre: Allah Rasulü’nün (s.a.v) şöyle dediğini işittim: “İyne ile alış-verişe dalar, öküzlerin kuyruğuna yapışır, çiftçilikle yetinir ve Cihadı terk ederseniz Allah size öyle bir rezillik verir ki sizler dininize geri dönünceye kadar da bunu üzerinizden kaldırmaz.” El Bani Ebu Davut’tan sahih olduğunu söylemiştir.

Paylaş

Yazar Hakkında

Yoruma kapalı.